Top Social

İyice ayardan çıktılar. Türkiye'nin yarısını şizofren yaptılar. İlaç satmak için ruhi hastalıklar uyduruyorlar.



Ruhsal hastalıkları ilaç şirketleri mi uyduruyor?

Yeni ruhsal hastalıkların hızla arttığı günümüzde Türkiye'deki ilaç tüketiminde de bir yükseliş gözleniyor.Psikiyatri uzmanları rakamları değerlendirirken iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırıyor ve ilaç firmalarının daha çok kazanmak için yeni yeni hastalıklar uydurduklarını söylüyor. 


Depresyon, dopomin, sendrom... Bir şekilde mutlaka duyduğunuz bu kelimeler psikiyatrik hastalıklar. Peki ya 'Kafes Kaplanı Sendromu', 'Hiperhidroz' ya da 'Cennet Depresyonu' sözcüklerini duydunuz mu? Muhtemelen hayır... Bunlar da psikiyatri dünyasının yeni kazandığı hastalık isimleri...


Aktüel dergisinin bu haftaki sayısında yer verdiği 'Psikiyatri Terörü' başlıklı habere göre de hepsinin tedavisi için bir ilaç var ve iddialar, bu ilaçların tüketimi için yukarıda ismini ilk kez duyduğunuz hastalıkların uydurulduğu yönünde... Bununla birlikte endüstri ülkelerinde son yıllarda sendrom ve benzeri hastalıklarda büyük bir patlama yaşanıyor. İnsanlığı tehdit eden 30 bin yeni hastalıktan söz ediliyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında literatürde tanımlanmış 26 psikiyatrik hastalık varken, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin verilerine göre günümüzde bu sayı 395'e yükseldi. Türkiye'de 'Cennet Sendromu' ya da 'Kafes Kaplanı Sendromu' henüz keşfedilmemiş olsa da uzmanlarımız Türk halkının depresyon gibi akıl ve ruh sağlığına zarar, benzeri hastalıklardan kırıldığını söylüyor.



HALKIN YÜZDE 40'I ŞİZOFREN 



Öte yandan 2.5 milyon kişiye hizmet veren Emekli Sandığı 2003 yılına ait geri ödeme listesinde de bunu doğrular veriler bulunuyor. Çünkü reçetelerde örneğin bir anti-depresan ilacının 880 bin kutu tüketildiği görülüyor. Ya da şizofren tedavisinde kullanılan bir ilaç ismi, reçetelerde 55 bin 63 kez geçiyor. Bu rakamlar Türkiye nüfusuna oranlandığında ise inanılmaz bir sonuç çıkıyor ortaya. Sonucu değerlendiren isim Klinik Farmokoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay, şizofreni tedavisinde kullanılan diğer ilaçları da hesaba katarak şu yorumu yapıyor: "Halkımızın neredeyse yüzde 40'ı şizofren. Şizofren olmayanlar da ya depresyonda ya da akıl ve ruh sağlığını etkileyen başka bir hastalığa sahip."

İlaç tüketiminin bu kadar çok olması, yine ilk baştaki iddiaları hatırlatıyor: "İlaç şirketleri tüketimi artırmak için yeni hastalıklar üretiyor. Özellikle psikiyatri alanında..." İlginç olan psikaytristler bunu yalanlamıyor hatta çoğu direkt olarak 'doğru' diyor. İşte Türk doktorların görüşleri...


Psikiyatri Uzmanları Olan Bitenden Rahatsız 



Psikiyatri uzmanı Dr. Ahmet Coşkun: 


"Hangi ilaç firması dünyada hiçbir hastalık kalmasın ister ki? Araştırmalar çok maliyetli olduğu için zaten firmaların sponsorluğunda gerçekleşiyor. Dolayısıyla artık ilaç firmaları tanımlanmış hastalığa ilaç bulmuyor. Doğrudan hastalığı tanımlıyorlar. 10 yıl önce psikiyatride kullandığımız dört ilaç vardı. Kliniğe günde en fazla 10 kişi gelirdi. Ne zaman ilaç firmaları bu alanda üretime geçti, ilaç sayısı arttı. Basında çarşaf çarşaf hastalık tanıları, belirtiler yayımlanmaya başladı. Kliniğe gelenlerin sayısı da birdenbire yükseldi. Bugün bir uzman 40 kişiye bakmak zorunda." 


İNSANLAR İLAÇ BAĞIMLISI OLDU 

Psikiyatr Cemal Dindar:
"İnsanlar 'regl' dönemindeki sancıdan terk edilme acısına kadar her sorunda doktorlara taşınıyor. Bu bağımlılıktan en çok ilaç üreticileri ve hemen reçeteye sarılan doktorlar kazanıyor." 

HASTALIKLAR UYDURULUYOR 

Prof. Dr. Cankat Tulunay:
"Son yıllarda ilaç tüketimini artırmak için yeni hastalıkların uydurulduğu bir gerçek. Önce olmayan hastalıklar icat ediliyor sonra tedavi etkisi olmayan ilaçlar. Hatta anti depresanlarda, plasebodanın (aslında hiçbir etkisi olmayan yalancı ilaç) daha etkili olduğu kanıtlandı. Bu ilaçların da yan etkileri, iyileştirici etkilerinden çok daha fazla. 

HER SIKILAN TERAPİ İSTİYOR 

Psikiyatri uzmanı Dr. Erdoğan Özmen:
"Bizim camiada illa ki bir terapi, ilaç gerekiyormuş gibi bir hava oluşturuluyor. Her sıkıntıyı hemen psikiyatrik bir bozukluk olarak tercüme ediyoruz. Bunu psikiyatristler de yapıyor. Terapinin özünde zaten bir devamlılık, bir 'bağımlılık', bir alışkanlık söz konusudur. 

DOKTORLAR YÖNLENDİRİLİYOR 

Psikiyatrist Serdar Serdaroğlu: 
"Psikiyatride ilaç tedavisi en etkili yöntem olarak geçerlidir. Son yıllardaki hastalık sayısının artması bilimin ve tıp teknolojisinin gelişmesiyle açıklanabilir. Ancak özellikle psikiyatride ilaç şirketlerinin tedavi biçimleri konusunda doktorları yönlendirdiği de bir gerçektir."


Sabah Gazetesi


ilk yorumu sen yap
Yorum Gönder