Top Social

Image Slider

Paxil’in intihar ettirici yan etkisi gizlendi. Glaxo Smit Kline, herkesi kandırdı. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, paxil, intihar, psikiyatrinin karanlık yüzü, psikiyatri, intihar eğilimi, anksiyete, ilaç endüstrisi, prozac, yan etkiler, SSRI, video izle,

Halkı, hastaları, herkesi kandırdılar...

Bu psikiyatrik ilacın intihara mani olabileceğini söylediler ama gerçekte ilacın intihara sürüklediğini biliyorlardı. Pazarlamanın bilime karşı kazandığı bir zaferdi bu...

Seroxat... Amerika'daki adı Paxil... 1990'lı yıllarda, depresyon ve anksiyeteyi tedavi etmek üzere Prozac'a rakip olarak piyasaya sürüldüğünde, mucize ilaç olarak görülürdü. GSK daha sonra bu ilacı, stresten çekingenliğe kadar her şeye çare olarak tanıttı.

İlaç testlerinin arkasındaki sırlar

Her şey daha fazla kâr elde etmek için...

Ellerinde bu ilacın çocuklara zarar vereceğini gösteren araştırma sonuçları da vardı...

İlaç üreticisi Glaxo Smith Kline firması sahtekarlık davasıyla karşı karışıya.


ABD'de mahkemelik, bizde peynir ekmek gibi satılıyor...

ABD'de, intihar eğilimini artırdığı belirlendiği için mahkemelik olan anti depresan ilacı Seroxat, Türkiye'de en çok satan ilaçlardan.

Dünyaca ünlü ilaç devi GlaxoSmithKline büyük bir skandal ile karşı karşıya... İngiliz müfettişler firmanın, Seroxat adlı anti depresan ilacın yan etkilerini hasır altı ettiğine dair çok ciddi bulgulara ulaştı. Glaxo'nun depresyona karşı etkin bir silah olduğunu iddia ettiği Seroxat'ın kullanan kişilerde ciddi anlamda intihar eğilimi yarattığı tespit edildi. Skandalin ortaya çıkmasının ardından Time dergisinin 2002'nin kahramanları arasında gösterdiği New York Eyalet Başsavcısı Eliot Spitzer derhal şirket aleyhine dava açtı. Haberi manşetten veren İngiliz Guardian gazetesi sadece 2002 yılında Amerika'da ilacın 2 milyon adet satarak Glaxo hanesine 55 milyon dolarlık gelir bıraktığını, yan etkileri tespit edilen deney sonuçlarının kamuoyuna açıklanmadığını yazdı. Glaxo yetkilileri ise iddiaların asılsız olduğunu, ilaçla ilgili tüm deneyleri açıkladıklarını, sonucun müsbet çıkmasının ardından ilaç için lisans aldıklarını savundu.

Hasta değildi, sadece gönül yarası vardı. İlaç aldı, 17 gün sonra kendini 19 yerinden bıçakladı. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, psikiyatrinin karanlık yüzü, ilaç endüstrisi, SSRI, intihar, cinayet, video izle, david healy, citalopram, cipramil, video izle,

Shane Clancy Vak’ası: 17 günde antidepresanla gelen intihar ve cinayet... 

 

Dil şişmesi, Citalopram'ın bilinen yan etkileri arasındadır. Shane'in kendisini grip his etmesine sebep olan haller de kullandığı ilacın yan etkileri arasındadır. 24 saate yakın bir süre uyuması da...

Profesör David Healy'nin konu hakkında blogunda yazdığı bir yazısı şuradadır.

Bir salgının anatomisi: Antidepresanlar beyni tahrip ediyor, kendini ya da başkasını öldürme isteği oluşturuyor. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, SSRI, intihar, antidepresan tuzağı, cinayet, antidepresan, ilaç endüstrisi, yan etkiler, prozac, siyonistler, robert whitaker,

Robert Whitaker , öncelikle tıp, bilim ve tarih hakkında yazan bir Amerikan gazeteci ve yazardır.

Whitaker'ın yazdığı makaleler, 1998 George Polk Medikal Yazarlık Ödülü ve 1998 Ulusal Bilim Yazarları Derneği Bilim Dergisi'nin 'Toplumsal Gazetecilik Ödülü'ne layık görüldü .

Psikiyatrik araştırmalar üzerine yazdığı 1998 Boston Globe makale dizisi, 1999 Pulitzer Kamu Hizmeti Ödülü için finalist oldu.



 "Bir Salgının Anatomisi" kitabının yazarı Robert Whitaker'ın psikiyatrik ilaçların tehlikeleri üzerine konuşması.

Konuşma Yeri/Tarihi: Victoria, Kanada/17 Mayıs 2011

Robert Whitaker, konuşmasında, psikiyatrik ilaçlar üzerine yapılan son yıllardaki bilimsel araştırmaları gözden geçiriyor ve bu ilaçların bir kimyasal dengesizliği düzeltmek yerine, kendi başına dengesizliklere sebep olduğunu ve ilaçların uzun dönem kullanımının rahatsızlıkları kronik bir gidişata soktuğunu anlatıyor.





| Akademi Dergisi

https://gercekfacebook.wordpress.com

 NOT:  Bizi, sansürcü Amerikan/Siyonist ağlarından sorunsuz şekilde takip edemezsiniz. Telegram yazılımı kurarak, oradaki Akademi Dergisi grubumuza takipçi olmanız, en doğru davranış olur: www.t.me/AkademiDergisi

Reçete ile gelen intihar... Gereksiz yere antidepresan kullandırılırken 12 yaşında intihar eden kızın annesi, neler yaşandığını anlatıyor... | Akademi Dergisi

akademi dergisi, çocuklarda antidepresan, antidepresan tuzağı, Antidepresan, saglıklı yaşam tavsiyeleri, tıp, SSRI
  
Candace Downing'nin annesi Mathy Downing, 12 yaşındaki kızının, doktor reçetesi ile Zoloft (Lustral) adlı antidepresan ilaç verildikten sonra nasıl intihar ettiğini anlatıyor.

Belgesel | Antidepresanların anlatılmayan hikayesi: Psikiyatri bir bilim dalı değil, dünyanın en büyük dolandırıcılık projesidir | Akademi Dergisi

akademi dergisi, belgesel, ilaç endüstrisi, psikiyatri bilim mi, psikiyatrinin karanlık yüzü, videolar,

(Türkçe Altyazılı) Antidepresanların Anlatılmayan Hikayesi, ARTIMUS'un çektiği 3 bölümlük İsveç belgeselinin 3. bölümü

Belgeselin 'Yalan' başlıklı bu bölümünde ilaçları pazarlamak için nasıl yöntemlere baş vurulduğundan, politikacılara akan paralardan, hastalıklar ve tedavileri hakkındaki genel görüşlerin pazarlamacılar tarafından nasıl etki altında bırakılabildiğinden, bilgilendirme adı altında nasıl reklam yapıldığından, medyanın haber yapmak yerine nasıl ilaç firmalarının propagandasını yapabildiğinden, ilaç reklam yasalarıyla ilgili nasıl değişikler yapılmaya çalışıldığından ve doktorların nasıl ilaç firmalarının satış elemanı haline gelebildiğinden bahsediliyor.

Belgesel: Antidepresanların anlatılmayan hikayesi; sakat doğumlar, cinayetler, intiharlar... | Akademi Dergisi

açıklanamayan olaylar, akademi dergisi, antidepresan, belgesel, cinayet, hami, intihar, mehmet fahri sertkaya, ölümcül yan etkiler, paxil, psikiyatrinin karanlık yüzü, sakat doğum, videolar, yan etkiler, SSRI,

(Türkçe Altyazılı) Antidepresanların Anlatılmayan Hikayesi, ARTIMUS'un çektiği 3 bölümlük İsveç belgeselinin 2. bölümü...



Belgeselin 'Mağdurlar' başlıklı bu bölümünde antidepresan kullananların hayatlarında gerçekleşen trajik olaylar paylaşılıyor. Anlatılan olaylardan bazıları:



➥ Pirjo Stråte'nin eşi ve oğlunun antipdepresanlarla intiharı.

Sara Bostock'un kızı Cecily'nin antidepresanla intiharı.

Hamileyken antidepresan verilen Christian Delahunty'nın bebeğinin sakat doğumu ve ölümü.

Yeni doğmuş bebeği bulunan anne Amy Philo'ya antidepresan verilince ortaya çıkan bebeğini ve ailesini öldürme düşünceleri.

Sihir ve büyü nedeniyle, dünyada her gün binlerce kişi cinayet işliyor ya da intihar ediyor | Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

mehmet fahri sertkaya, akademi dergisi, zihin kontrolü, sanal gerçeklik, cin çarpması, psikiyatrinin karanlık yüzü, sihir, büyü, cinnet, intihar, cinayet, bipolar bozukluk, babasını öldüren oyuncu,


Cinler insanların ruh sağlığını nasıl bozabiliyor (1/3) 


 




Cinler insanların ruh sağlığını nasıl bozabiliyor (2/3) 


 




Cinler insanların ruh sağlığını nasıl bozabiliyor (3/3) 

İşte bunlar hep cinlerin oyunu: Çok gerçekçi sanal hatıralar, hisler ve reenkarnasyon gerçeği | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, psikiyatrinin karanlık yüzü, cinler, reenkarnasyon, inşirah suresi, cin çarpması, letaif, ruh, dini tedavi, hafıza sorunları,

İŞTE BU YÜZDEN 


Oturduğu yerde bir insana, daha önce yaşadığı acıları, panik hallerini, korku hallerini, mahcubiyet hallerini, tekrar oraya gitmiş ve yeniden yaşanıyormuş gibi ve uzun uzun, sanki banttan yayın izler gibi izletebilirler.

Saatler, günler, aylar boyunca bile bu tesir devam eder de, o kişi, bunun cinler tarafından yapılan bir zihin kontrolü olduğunu anlayamayabilir. 

Kendi iradesine kalsa, saniyede yenip aşacaktır o hali, o gereksiz hatıraları, üzüntüleri, hisleri ve 'Kaç sene geçti üzerine. Şimdi şartlar ne güzel' diyecektir ama diyemez. Bir iki kere dese, iradesini kullanabilse, bu tesiri engellese, sonra ne olduğunu bile anlamadan, neden böyle olduğunu bile anlayamadan, işini yapmaya çalıştığı anda, kendini aynı banttan yayının içinde bulur. 

Çünkü insanın bedeninin organları olduğu gibi ruhunun da organları var ve cinler, ruhun organlarından Ahfa ile de oynayabiliyor ve her şey orada kayıtlı... Yaşanmış her şey... Görüntüler, sesler, hisler, korkular, kokular, panikler, endişeler, heyecanlar, aşk, sevgi, nefret halleri dahil, görülen, duyulan ve his edilen her şey...

Daha önce de yazmıştım, reenkarnasyona (öldükten sonra başka bir bedenle yeniden dünyaya gelmeye) inandırıyorlar insanları... Çünkü bir bakıyorsunuz, bu insanlar hakikaten olağan dışı şeyler yaşıyorlar. Ahfa ile oynarken bu cinler, gerçek olmayan hatıralar ekiyorlar, Anılar ekiyorlar.

Kişi hatıraları arasında kendini, bir olduğu gibi, bir de başkası olarak görüyor. Başka ve gerçekçi insanlar, mekanlar, hep aynı insanların ve mekanların mantıklı bir kurgu içinde yaşadığı hayattan kareler, anıları olduğuna kandığı görüntüler, sesler görüyor, hisler algılıyor. Bu anlarda korkuyu, acıyı, neşeyi v.s. his ediyor. Her şey sahte ve kurgu ama çok gerçekçi geliyor ve biraz dirense de, ilmi de olmadığı için sonra inanıyor. 'Demek ki, ben daha önce de başka bir bedenle, başka mekanlarda, başka insanların arasında hayattaydım. Hatıralarım açıldıkça, daha geriyi hatırlayabildikçe bunu anlayabiliyorum. Bu gördüklerim de benim eski ailemdi, eski çevremdi.' diyor.

Cinler, bu dereceye kadar tesir edebiliyorlar ve bu kişi dinden/İslam'dan çıkmış oluyor. Çünkü ayet-i kerimenin açık/tartışmasız/teşbihsiz hükmü ile biliyoruz ki öldükten sonra dünyaya geri gelmek yok. Böyle inanınca ayetin hükmünü, Allah'ın sözünü, hz. peygamberin hadislerini inkar etmiş oluyor. 

Ve maalesef, şeytanların (kafir cinlerin) oyunlarına aldanıp bu halde olan, ya da benzeri hallerde olan, sonsuz saadetini kaybeden, sadece bu devirde bile, yüz milyonlarca insan var!

İşte bu yüzden alimin uykusu bile ibadet...

Gerçek alimler var olmadıktan sonra, insanları böyle dünyevi ve uhrevi felaketlerden ne siyasetçiler, ne bilim adamları, ne hukuk adamları kurtarabilirler...

Kahve, kadınlarda depresyon riskini azaltıyor. | Akademi Dergisi



Kahve, kadınlarda depresyon riskini azaltıyor.

ABD’deki Harvard Üniversitesi’nden bilim adamları, kahve içmenin kadınlardaki depresyon riskini önemli ölçüde azalttığını keşfetti.

Genellikle uyandırma etkisi ile bilinen kahvenin, beyindeki kimyasal süreçleri etkilemesi nedeniyle depresyon üzerinde de etkili olduğu belirtildi. ABD'deki 50 bin kadının katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, bilim adamları, kadınların son 10 yıldaki sağlık durumuyla ilgili verileri inceledi.

İncelemede, bilim adamları, çoğu kahve tüketmeyen 2 bin 600 kadının depresyon geçirdiğini tespit etti. Araştırma sonucunda günde iki veya üç kez kahve içilmesinin depresyon riskini yüzde 15 oranında azalttığı sonucuna varıldı.


Sözde bilim psikiyatri bir işe yaramıyor, herkes depresyonda ve her yıl 800 bin kişi intihar ediyor | Akademi Dergisi

antidepresan tuzağı, psikiyatri bilim mi, psikiyatrinin karanlık yüzü, intihar, depresyon, dünya sağlık örgütü, akademi dergisi, sağlık, ruh ve sinir hastalıkları,

Dünyada 322 milyon kişi depresyonda

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), depresyonda olan kişi sayısının dünya genelinde 322 milyon, Türkiye'de ise 3 milyonun üzerinde olduğunu açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün bu yıl 7 Nisan Dünya Sağlık Günü ana teması olan 'depresyon' konusunda yayımladığı rapora göre, rakam son 10 yılda yüzde 18 arttı. Depresyondaki insan sayısı, dünya nüfusunun yüzde 4.4'üne tekabül ediyor.

TÜRKİYE'DE NÜFUSUN YÜZDE 4.4'Ü DEPRESYONDA

Raporda, Türkiye nüfusunun yüzde 4.4'ü, yani 3 milyon 260 bin 677 kişinin depresyonda olduğu belirtildi. Refah düzeyi yüksek ülkelerde depresyondaki kişilerin sadece yüzde 50'sinin tedavi gördüğü, düşük refah düzeyine sahip ülkelerde ise bu oranın yüzde 10'un altında olduğu ifade edildi.

DEPRESYON KADINLARDA DAHA YAYGIN

Rapora göre depresyon kadınlar arasında daha yaygın. Dünyada kadınların yüzde 5.1'inin, erkeklerin ise yüzde 3.6'sının depresyonda olduğu vurgulandı.

Dünyada depresyonun farklı yaş aralıklarında da farklı oranlarda gözlendiği ifade edilen raporda, 55-74 yaş aralığındaki erkeklerde depresyon oranının yüzde 5.5 iken, kadınlarda 7.5 olduğu bildirildi.

Dünyada depresyonda olan kişilerin yarısının, nüfus yoğunluğuyla bağlantılı olarak Çin ve Hindistan'ın yer aldığı Güneydoğu Asya ve Batı Pasifik bölgesinde yaşadığı belirtildi.

HER YIL YAKLAŞIK 800 BİN KİŞİ İNTİHAR EDİYOR

Raporda:

➥ "Depresyon, intihara sürükleyen en büyük risk. Dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişi intihar ediyor. 15-29 yaş aralığında yaşanan ölümlerin nedeni olarak intihar, ikinci sırada bulunuyor. Depresyon ve diğer ruh sağlığı sorunları dünya genelinde artış eğiliminde" ifadesi kullanıldı.

DSÖ'ye göre, Türkiye'de her 100 bin kişiden 12.6'sı intihar ediyor. Bu, ülke nüfusu göz önüne alındığında Türkiye'de her yıl yaklaşık 10 bin kişinin intihar ettiğini gösteriyor. Depresyonun, işsizlik, yoksulluk, bir yakının kaybedilmesi ve bir ilişkinin sonlandırılması, hastalık, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı gibi nedenlerle artış gösterdiği vurgulandı.

Raporda: "Ruhsal bozukluk gösteren kişi sayısı, özellikle nüfusu artış gösteren düşük gelirli ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde yükseliş gösteriyor." ifadesi yer aldı.